Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığının kime kalacağını belirlediği belgedir. Kanun bu tür işlemlere “ölüme bağlı tasarruf” der. Vasiyetnameyi yapan ve ölen kişiye de “mirasbırakan” denir. Mirasçılardan biri vasiyetnamenin geçersiz olduğunu düşünüyorsa mahkemeden iptalini isteyebilir. Bunun için Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 557’de sayılan sebeplerden birinin bulunması gerekir. Vasiyetnamenin adil bulunmaması tek başına iptal sebebi değildir.
Kısa cevap şöyle. Kanun dört iptal sebebi sayar: mirasbırakanın vasiyetnameyi yaptığı sırada tasarruf ehliyetinin olmaması; iradesinin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama ile sakatlanması; içeriğin hukuka veya ahlaka aykırı olması; kanundaki şekle uyulmaması. Dava, davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden başlayarak iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçince dava hakkı düşer. İptal sebebini, davayı açan kişi ispat eder.
Vasiyetname hangi sebeplerle iptal edilir?
TMK m. 557 iptal sebeplerini tek tek sayar. Davanın bu sebeplerden en az birine dayanması gerekir.
Mirasbırakanın tasarruf ehliyeti yoksa
Tasarruf ehliyeti, kişinin vasiyetname yapabilme yeteneğidir. TMK m. 502’ye göre vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Ayırt etme gücü, akla uygun davranabilme yeteneğidir. TMK m. 13, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri sebeplerle bu yetenekten yoksun olmayan herkesi ayırt etme gücüne sahip sayar.
Bu sebep, örneğin ağır bir hastalık döneminde yapılan bir vasiyetname için ileri sürülebilir. Kanun, tasarrufun ehliyet bulunmadığı “bir sırada” yapılmasını arar. Bu yüzden önemli olan, vasiyetnamenin yapıldığı andaki durumdur.
İrade yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama ile sakatlandıysa
Mirasbırakan yanılarak, aldatılarak, korkutularak ya da zorlanarak vasiyetname yaptıysa buna irade sakatlığı denir. TMK m. 504’e göre böyle bir vasiyetname geçersizdir.
Bu sebebin bir sınırı vardır. Mirasbırakan sağken yanıldığını ya da aldatıldığını öğrenirse veya korkutmanın ya da zorlamanın etkisinden kurtulursa, o günden başlayarak bir yıl içinde vasiyetnameden dönmelidir. Dönmezse vasiyetname geçerli sayılır. Bu süre mirasbırakanın kendi dönme süresidir. Mirasçının dava açma süresi ayrıdır ve aşağıda anlatılıyor.
Kişinin ya da malın belirtilmesinde açık bir yanlışlık varsa ve mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebiliyorsa vasiyetname iptal edilmez. Bu arzuya göre düzeltilir.
Vasiyetnamenin içeriği hukuka veya ahlaka aykırıysa
Bu sebepte sorun vasiyetnamenin nasıl yapıldığında değil, ne söylediğindedir. Vasiyetnamedeki bir hüküm, kazandırmanın bağlandığı bir koşul ya da mirasçıya yüklenen bir yükümlülük hukuka veya ahlaka aykırıysa iptal istenebilir. TMK m. 558’e göre dava vasiyetnamenin tamamı için açılabileceği gibi yalnız bir kısmı için de açılabilir.
Kanundaki şekle uyulmadıysa
TMK m. 531’e göre vasiyetname üç şekilde yapılır: resmi, el yazılı ve sözlü. Her birinin kanunda yazılı şartları vardır. Bu şartlara uyulmaması iptal sebebidir.
- Resmi vasiyetname: Sulh hakimi, noter veya kanunla yetkili kılınmış bir görevli tarafından, iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Görevli metni yazar ya da yazdırır. Mirasbırakan okuyup imzalar, görevli tarih koyarak imzalar. Tanıklar, beyanın önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazıp imzalar. Vasiyetnamenin içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir. Mirasbırakan okuyamıyor ya da imzalayamıyorsa görevli metni iki tanığın önünde okur.
- El yazılı vasiyetname: Baştan sona mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmalı, yıl, ay ve gün gösterilerek tarih atılmalı ve imzalanmalıdır. Saklanmak üzere notere, sulh hakimine ya da yetkili görevliye bırakılabilir.
- Sözlü vasiyet: Yalnız yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlarda, son arzunun iki tanığa anlatılmasıyla yapılabilir. Tanıklar bu arzuyu yer ve tarih göstererek hemen yazar, imzalar ve vakit geçirmeden sulh veya asliye mahkemesine verir.
Resmi vasiyetnamede şekil sorunu tanıktan da doğabilir. TMK m. 536’ya göre şu kişiler resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine memur ya da tanık olarak katılamaz: fiil ehliyeti bulunmayanlar, yani kendi işlemlerini yapma ehliyeti olmayanlar; bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklananlar; okur yazar olmayanlar; mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları (anne, baba, çocuk, torun gibi), kardeşleri ve bu kişilerin eşleri.
Aynı madde, düzenlemeye katılan memura, tanıklara ve onların yakınlarına o vasiyetnameyle kazandırma yapılmasını da yasaklar. Bu durumda TMK m. 558 bir sınır koyar. Sakatlık, vasiyetnameyle kendisine ya da yakınına kazandırma yapılan kişinin düzenlemeye katılmasından doğuyorsa vasiyetnamenin tamamı iptal edilmez. Yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.
Payım az bırakıldıysa iptal davası mı açılır?
Bir vasiyetname mirasçılardan birine hiç pay bırakmayabilir ya da az pay bırakabilir. Bu durum tek başına iptal sebebi değildir. TMK m. 505’e göre saklı paylı mirasçı varsa mirasbırakan, saklı paylar dışında kalan kısımda tasarruf edebilir. Saklı pay, kanunun belirli mirasçılar için koruduğu paydır. Bu payın çiğnendiği iddiası iptal davasının değil, tenkis (indirim) davasının konusudur ve ayrı bir yazının konusudur.
Vasiyetnamenin iptali davasını kim açabilir?
TMK m. 558’e göre dava, vasiyetnamenin iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Vasiyet alacaklısı, vasiyetnameyle kendisine belirli bir mal ya da hak bırakılan kişidir. Menfaat, kabaca iptal kararının davacının hukuki durumunu etkilemesi demektir. Bunun bulunup bulunmadığı somut olay üzerinden değerlendirilir.
Vasiyetnamenin iptali davası ne kadar sürede açılmalı?
Bu davadaki süreler hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre, geçtiğinde dava açma hakkının ortadan kalktığı süredir.
TMK m. 559’a göre dava, davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden başlayarak iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçince dava hakkı düşer. Davalının iyiniyetli sayılıp sayılmayacağı somut olayda değerlendirilir.
Öğrenmeye bağlı süre için üç bilginin birlikte öğrenilmesi gerekir: vasiyetnamenin varlığı, iptal sebebi ve davacının hak sahibi olduğu. Bu tarih her dosyada ayrıca belirlenir.
Vasiyetnamenin açılması ne demek?
TMK m. 596’ya göre vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hakimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bu bir ay, hakimin açma süresidir; dava süresi değildir. Açılma, vasiyetnamenin geçerli olduğu anlamına da gelmez.
TMK m. 597’ye göre hakim, mirasta hak sahibi olan herkese vasiyetnamenin kendisiyle ilgili kısmının onaylı örneğini tebliğ eder. Yeri bilinmeyenlere ilan yoluyla duyurulur. Bu tebligat, mirasçının vasiyetnameyi öğrenmesinde önemli bir adımdır. Ancak kanun, öğrenmeye bağlı süreyi tebliğe değil, yukarıdaki üç bilginin öğrenilmesine bağlar.
Süre geçtiyse ne olur?
TMK m. 559’a göre hükümsüzlük, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Def’i, dava açmak yerine, size karşı açılan bir davada savunma olarak ileri sürmek demektir. Örneğin vasiyetnameye dayanılarak sizden bir mal istenirse, dava açma süresi geçmiş olsa bile vasiyetnamenin hükümsüz olduğunu savunmanızda ileri sürebilirsiniz.
İptal sebebini kim ispat eder?
TMK m. 6’ya göre kanunda aksine bir hüküm yoksa taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Vasiyetnamenin iptali davasında iptal sebebini ileri süren davacı bu sebebi ispat eder.
Ehliyetsizlik iddiasında gösterilmesi gereken, mirasbırakanın vasiyetnameyi yaptığı sırada akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olduğudur. Bunun için o döneme ait hastane ve sağlık kayıtları, mirasbırakanı o günlerde gören kişilerin tanıklığı gibi deliller kullanılabilir. Hangi delilin ne ağırlık taşıyacağını mahkeme somut olaya göre değerlendirir.
Resmi vasiyetnamede bir ayrıntı daha vardır. Tanıklar, mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazıp imzalar (TMK m. 534). Ehliyetsizlik iddia eden kişi, bu beyanı taşıyan bir belgeye karşı dava açmış olur.
İrade sakatlığında yanılmanın, aldatmanın, korkutmanın ya da zorlamanın varlığı gösterilir. Şekil eksikliğinde ise eksikliğin kendisi gösterilir. Şekil eksikliği bazen vasiyetnamenin kendisinden anlaşılabilir: eksik tarih, eksik imza ya da tanığın mirasbırakanın yakını olması gibi.
Dava hangi mahkemede açılır?
TMK m. 576’ya göre ölüme bağlı tasarrufun iptali davası mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 11 bu davada ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili sayar. Kesin yetki, tarafların anlaşarak başka bir yer mahkemesini seçemeyeceği anlamına gelir. Görevli mahkeme, HMK m. 2’deki genel kural gereği asliye hukuk mahkemesidir.
Adım adım: vasiyetnameye itiraz etmek isteyen mirasçı ne yapar?
- Sulh hakiminin tebliğ ettiği vasiyetname örneğini ve tebliğ tarihini saklayın.
- Vasiyetnameyi, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunuzu hangi tarihte öğrendiğinizi not edin. Öğrenmeye bağlı süre bu tarihten işler.
- Dayanacağınız sebebi belirleyin: ehliyet, irade sakatlığı, içerik ya da şekil. Sorun yalnız payın azlığıysa konu iptal değil tenkis olabilir.
- Delilleri toplayın. Şekil iddiasında vasiyetnamenin türüne göre tarih, imza ve tanık bilgilerine bakılır. Ehliyet iddiasında o döneme ait sağlık kayıtları ve olayı bilen tanıklar önem taşır.
- Davayı ölen kişinin son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açın.
Yazı 8 Ekim 2026 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre hazırlanmıştır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir değerlendirme olup, somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

